• KIŞ 2011- E-GAZETE -YOGA VE DİN


    YOGA VE DİN

    KIŞ 2011- E-GAZETE -YOGA VE DİN


    Bu konudan çok bahsedildiği ve çoğu insanın yanlış bilgilere sahip olduğu için, bir açıklama yapmayı uygun buldum.
    « acaba yoga bir din midir ?
    “ benim bir dinim varsa, yoga yapınca dinimi terk etmek zorunda kalacak mıyım?
    “ benim bir dinim yoksa, yoganın her hangi bir tanrısına inanmak zorunda kalacak mıyım?
    “ yoga dinlere karşı mı acaba?”
    gibi soruları yanıtlamaya çalışıp, yoganın tam olarak ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.


    *****************************************************************************


    Yoga kavramında iki ana nokta vardır;


    1. Tarihsel bakış açısı-


    Yoga bilinçli düşünen insanlarla ortaya çıkmıştır. Insanlar “ ben kimim? Bedenim nasıl çalışıyor ? düşüncelerim nereden geliyor? Ay, güneş, yıldızlar nasıl hareket ediyorlar?” gibi soruları kendilerine sormaya başlayınca,yoga başlamıştır.

    Aslında yoga insanın gelişimiyle birlikte gelişmiştir.Bu sorulara cevap aramaya çalışırken, eski çağlardaki insanlar yoga yapmaya başlamışlardır.

    Tabi ki o yoga bugünkü tanıdığımız yogadan çok farklıymış fakat, dünyada yapılan birçok arkeolojik araştırmada yoga yapan insanların, heykel ve resimlerine rastlanılmıştır.

    Demek ki yoga hemen hemen insanlık tarihi kadar eskidir.

    Zamanla dinler ortaya çıkmış.
    Ne zaman, nasıl, neden dinlerin meydana çıktığı bu metnin konusu değildir.
    Ama hayret verici bir şey var ki, yoganın özel uygulamalarıyla ilgilenirken görürüz ki, çoğu dinler yogadan bazı uygulamaları alıp, dinsel olarak kullanmışlardır.

    Mesela “mantralar”, “mudralar”, çok “ritüel” hem yogada, hem de dinlerde bulunmaktadır.
    Fakat onların aslında yoganın uygulamaları olduklarını unutmayalım.

    Zaman geçtikçe, tarihte ki etkilerden dolayı, savaşlar, istilalar, sosyal ve ekonomik nedenlerden dolayı, yoga dünyadan hemen hemen kaybolmuş.
    Sadece Hindistan, Nepal, ve Tibet’te (ve belki birkaç ülkede daha) canlı olarak devam etmiş.
    Canlı derken aslında,yoga yüzyıllarca süren uykulu ve gizli bir dönemden geçmiştir.

    Yakın geçmişimize kadar,insanlar için yoga hemen hemen bilinmeyen sırlarla dolu, özellikle anlaşılmaz bir şeymiş.


    Yaklaşık yüz yıl kadar önce, büyük Hint yoga Hocalarından birkaç kişi, Sri Swami Şivananda, Paramahamsa Satyananda, Swami Vivekananda gibi, yoganın yakın bir gelecekte çağdaş dünyaya çok faydalı ve önemli olacağını düşündükleri için, yoganın eğitimlerini toparlayıp, bütün dünyaya yaymaya başlamışlar.

    Ve tahminleri doğru çıkmıştır,Yoga her kese o kadar iyi, faydalı ve yararlı geldi ki çabucak yaygınlaştı.
    Zamanımızda yoga kursları dünyanın her köşesinde bulunmaktadır.

    Bir yüzyıl içinde Hocalar, insanlığa ve dünyaya iyilik sağlamak için, yogayı, anlaşılmaz ve gizli olan bir şeyi, meşhur, yaygın ve üstelik aşırı faydalı bir şeye dönüştürmüşlerdir.


    *********************************************************************

     

    2. Şimdi hem yoga hem dinlerin bizi nasıl etkilediğine bakalım :


    Asıl olarak « yoga », sanskritçe’den « yog » kökünden gelir.
    « Yog » sanskritçede « birlik » anlamına gelir.
    Oysa “din”, “söz dinlemek”, “emirlere itaat etmek”, “uysallık” gibi anlamlara gelen arapça bir kelimedir.

    Bu ayrı anlamlar yogayla dinlerin arasındaki farkları tamamen yansıtıyor.
    Bunları şimdi biraz daha derinden inceleyelim.


    *************************************************


    Kendinize “Ben acaba neden Hıristiyan /Yahudi / Hindu/ Müslüman’ım ? “ .. veya ...
    “Ben Türk değil, Amerikalı olsaydım, acaba Müslüman olur muydum? Yoksa Hıristiyan mı olurdum?” ... gibi soruları sordunuz mu hiç?
    Şimdi düşünün bakalım... cevabınız ne olabilir?

    Aslında çoğumuz sosyal, kültürel, geleneksel nedenlerden dolayı bir dine veya başka bir şeye inanırız.

    Kabul etmeliyiz ki çoğumuz yetiştirilme şeklimize bağlı olarak bir dine inanırız.

    Öbür yandan, çoğumuz, dinlerin söylediklerinin doğru olup olmadığını bilmeden, inanırız...
    Neden acaba?

    Bazı insanların şüphesiz ki gerçek inançları vardır, onlar içten olarak Tanrılarını hissedip inanırlar.

    Fakat şu bir gerçek ki çoğu insan içten değil, yetiştirilme tarzına göre veya inanmamaktan korkmaktan dolayı bile, dine ve tanrıya inanırlar.

     


    Çünkü “Din” kelimesinin asıl anlamı bunu çok iyi anlatıyor, “uysallık” tan dolayı, dinin söylediklerine itaat etmekten dolayı, ona inanmak zorunda kalırız. Ister istemez inanmak şarttır.

    Eğer inanmak istemezsek, ceza alırız... cennet kapıları bize kapanacaktır...


    *************************************************


    Yogada böyle şeyler kesinlikle yoktur.
    Yoga bizden herhangi bir şeye, herhangi bir tanrıya inanmamızı istemez.

    Yoga’nın özü, inançta değildir.
    Yoga’nın özü DENEYdedir., TECRÜBEdedir, UYGULAMAdadır.

    Yoga’nın kitaplarının var olmasına rağmen, onlara inanmak şart değildir. Onlar bize uygulama yolunu göstermek içindir.
    Biz kendi uygulamalarımızın sayesinde, kitaplardaki metinlerin, yazdıklarının doğru olup olmadığına kendimiz karar veririz.

    Genellikle onlar doğrudur ! ama tecrübemiz sayesinde yoganın felsefesini, yoganın teorisini daha içten hissedebiliriz.

    Aslında yoga bir bilim gibidir ve bir bilim gibi uygulanmaktadır.
    Bedenimiz, zihnimiz, bütün varlığımız bizim laboratuarımızdır.

     


    Mevlana’nın söylediği gibi:

    Ruh’un gökbilimi ölçmek için,
    beden bir alettir.
    Şu astronomik laboratuara bak,
    ve okyanus ol.



    Paramahamsa Satyananda’nın büyük görevlerinden biri yoganın bir bilim olarak algılanmasıydı.
    Yaklaşık 60 senedir bütün dünyada yoga eğitimlerinin verildiği çoğu yerlerde bilimsel araştırmalar yapıldı.
    Hastanede, okulda, üniversitede, ya da ceza evinde, askerlikte, huzur evinde, ya da spor alanlarında, nerede yoga yapılırsa, insanların daha sağlıklı, daha zeki, oldukları gözleniyor; eğitim performansları artar,odaklanma, hafıza güçlenir, spor da daha başarılı olunur, psikolojik sorunlar çözülür, ve içsel huzur bulunur.


    Bu sonuçlar bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
    Bu nedenlerden dolayı, şu bir gerçek ki yoga ne bir din, ne bir efsane/ söylencedir. Yoganın gizemcilikle ilgili hiç bir ilişkisi yoktur.
    Yoga şüphesizce bir bilim olarak görülebilir.

    Fiziksel, zihinsel ve ruhsal uygulamalar sayesinde, fiziksel bedenimiz, zihnimiz ve ruhumuz birleştirilerek bütün seviyede sağlıklı olmamız sağlanır.


    **************************************************

    Yoga bir din olmamasına rağmen tabi ki dinlere karşı değildir.

    Yoga herkesin yoluna saygı gösterir.
    İnsan amerikalı, afrikalı, rus, çinli, hıristiyan, müslüman, tanrısız, tanrılı olurlarsa olsun, yoganın kapısı ona sürekli açıktır.



    Mevlana’nın söylediği gibi:

    Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
    ister kafir, ister mecusi,
    ister puta tapan ol yine gel,
    bizim dergahımız, ümitsizlik dergahı değildir,
    yüz kere tövbeni bozmuş olsan da yine gel...


    *********************************************


    Kültürümüz, dinimiz, geleneğimiz, ırkımız, sosyal statümüz ne olurlarsa olsun, yoga sağlığın, özgürlüğün ve gelişimin yolunu açar ve daha iyi bir insan oluruz.

    Bir baba bir anne isek, yogayla daha iyi bir baba, daha iyi bir anne olmamız sağlanacaktır.
    Bir mimar, bir çiftçi, bir öğretmen, bir mühendis isek, daha iyi bir mimar, daha iyi bir çiftçi, daha iyi bir öğretmen, daha iyi bir mühendis oluruz
    Bir Müslüman, bir Hıristiyan, bir Yahudi, bir Budist isek, daha iyi bir Müslüman, daha iyi bir Hıristiyan, daha iyi bir Yahudi, daha iyi bir Budist oluruz...

    ************************************************

    Kısacası, yoga eski çağlardan gelen evrensel ,aşırı olumlu ve faydalı bir bilimdir.

    Şimdi, kaotik, stresli ve bilgesiz dünyamızın, dengeye, sağlığa ve bilgeliğe ihtiyacı var.
    Bizim de dengeye, sağlığa, rahatlamaya ve bilgeliğe ihtiyacımız var.

    Yoganın kapısı açılınca fiziksel sağlık, zihinsel rahatlama, duygusal denge sağlanır.
    Beden, zihin ve ruhun birleştirilmesinin sayesinde beden, zihin, ruh farklı yerlerde değildir, hep beraber “birlik-te” dir, hep aynı yerde, aynı andadır, hep “şimdi burada”-dır.

    O yüzden, yoganın etkileri sağlık, denge ve huzur sağlamasıyla, yüksek bir derecede önemlidir.

    60’lı yıllarda Paramahamsa Satyananda

    “Yoga yarının kültürü olacak” demiş

    Eskiden“yarın” denirken ...şimdi “BUGÜN” olmuştur...



    Hari Om Tat Sat