• MART 2015 - ISABELLE'den BİR MESAJ

    Önsöz

    Haziran ayında gerçekleşecek olan Ekoyapı ve Dizayn kampımızın hazırlıklarını yaparken, sizlere Yunus Emre çiftliğinin tam olarak ne olduğunu, nasıl başladığını ve 2012 yılında meydana gelen yıkıcı yangından 3 yıl sonra çiftliğin son durumunun ne aşamada olduğunu anlatmak istiyorum.

    Yunus Emre çiftliği ve ben, Isabelle, hakkında:

    Yunus Emre çiftliğinin kuruluşu 2008 yılında başladı.
    Havacılıkta bir pilot olarak hemen hemen 20 sene uçtuktan sonra, uçaklar beni çok garip bir şekilde bıraktı ve Yunus Emre çiftliğini kurmak için Çamlık bölgesine ''indim''.

    MART 2015 - ISABELLE'den BİR MESAJ
    Birkaç ay öncesinde, kocaman şiddetli bir fırtına sırasında,'' Tabiat Ana için bir yer oluşturmalısın'' diye özel bir mesaj almıştım. (daha detaylı bilgi için yakında çıkacak olan kitabımı okuyabilirsiniz… ama Fransızca :o)

    Yunus Emre çiftliği Tabiat Ana'ya adanmış bir yerdir. Tabiat Ana’yı, bir bütün olarak düşünmeliyiz... evren, gezegen, doğa, hayvanlar, bitkiler, taşlar ve tabi ki biz insanlar... Tabiat Ana bizi besleyen bir anne gibidir.

    Şimdi, günümüz çağdaş dünyasında, biz insanlar o kadar deli, kör, sağır, cahil oluyoruz ki yaptıklarımızın hiç farkında olmadan, Tabiat Ana’yı bizim yaşamımızın kaynağını öldürüyoruz...
    Yunus Emre çiftliği, bu deli dünyada gelişimimize şans/imkan veren bir yerdir.

    Sanki düşman olmak, savaş yapmak, öldürmek, yarışmak ve yargılamak yerine kardeş/arkadaş olmayı, beraber çalışmayı, birbirimize yardım etmeyi, paylaşmayı, hoşgörülü olmayı ve sevgi içinde yaşamanın doğal halimiz olduğunu tamamen unutmuş gibiyiz...

    Ancak, dünyamızın aşırı düzensizlikte olmasına rağmen, çok sayıda insan bu durumun farkında.
    Evrendeki enerjinin kalitesi değişiyor, frekansı yükseliyor ve Kali yuga (çok uzun süren bir kaos zamanı) yavaş yavaş sona eriyor…
    Ve kolektif bir gelişim oluyor...
    Bilge kişiler hep aynı şeyi söylemiş;

    “çok uzak olmayan bir gelecekte, sevgi zamanı gelecek”....

    MART 2015 - ISABELLE'den BİR MESAJ


    Halbuki ''Sevelim Sevilelim'' demek ''Savaşalım'' demekten daha kolay ve mantıklı gözükmesine rağmen, bireysel ve kolektif bilinçaltımızdaki güçlü kuvvetler bizim kaotik, bencil ve yanlış davranışlarımızı meydana çıkarıyor. Bunu farkında olmadıkça tabii ki önleyemeyiz.

    Hayatın ve insanın özünün ne olduğunu öğrenmiş olan bir Yoga eğitmeni olarak dileğim, bu bilgilerimi Yunus Emre çiftliği aracılığıyla öğrenmek isteyenlerle paylaşmak.

     

    Yıllar önce ilk yoga hocam bana;
    “ Kendinin nasıl çalıştığını öğren ve dünyanın nasıl çalıştığını anlamış olacaksın” demişti. Ne kadar doğru ! Ne kadar önemli ! Ve ne kadar temel gerçekten...


    Paramahamsa Satyananda ;
    “ Artık kendi gerçek özümüz gibi olma zamanıdır” demiştir.

     

    İşte Yunus Emre çiftliği kendi gerçek özümüze göre yaşamaya çalıştığımız bir yerdir. Bu kadar.

    Yunus Emre çiftliğinde, seminer, inziva, karma yoga, gönüllülük gibi yöntemlerle uygun öğretiler paylaşılır ve sağlıklı doğal zamanlar geçirilir.
    Yoga uygulamalarıyla farkındalıklı bir yaşam yaşanır.
    Modern dünyada olduğu gibi doğaya karşı değil aksine doğa ile birlikte doğaya uyan bir hayat yaşamaya çalışıyoruz.

    Çok çekici ve açık görünse de bunu başarmak o kadar kolay değil. Özellikle aldığımız eğitimler, koşullandırmalar, toplumun ve medyanın baskıları ile kolektif ve kişisel bilinçaltımızdaki baskılar nedeniyle kendi gerçek özümüz gibi olmak neredeyse imkansız gibidir.

    Fakat yoga ile bu mümkündür! Yoga ve farkındalıklı yaşam yöntemleriyle, Mevlana'nın sözlerinin “ Ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol” gerçekleştirilmesi sağlanır.
    Ve Yunus Emre çiftliği bunu denemenize olanak sağlar.

     

    MART 2015 - ISABELLE'den BİR MESAJ

    Kronolojik bir özet:

    2008 yıldan 2012 yılına kadar çiftlik, yavaş yavaş gönüllülerin, komşuların ve arkadaşların yardımıyla kuruldu.
    Bu süre zarfında permakültür kursları, yoga seminerleri ve yoga inzivaları gibi bir çok program gerçekleştirildi...

    12 Eylül 2012'de güçlü bir yangın aşağı yukarı çiftliğin %80’ini yaktı; konuk evi, ofis, atölye, mutfak, benim evim ve neredeyse bütün bitki ve ağaçlar yanmış oldu.
    Ama Mucize ? Şans ? Kader ? Yoga yerlerinin hepsi kurtuldu!

    MART 2015 - ISABELLE'den BİR MESAJ


    Yagından bu yana, kendiliğinden meydana çıkan kocaman ve dünya çapında bir yardımlaşma hareketi sayesinde, Yunus Emre çiftliği, Anka kuşu gibi kendi küllerinden yeniden doğdu.

    SİZLERDEN gelen bağışlar sayesinde bana çok tatlı bir ev yapıldı ve 2014 yılında çiftlik yavaş yavaş yeniden faaliyetlerine başladı; Haziran ayında çocuklar için bir yoga kampı ve Mayıs ayında, Shankaprakşalana ile birlikte bir arınma – detox – programı gerçekleştirildi.

    Bu sene, yani 2015, Ekoyapı ve Dizayn kampının da yardımı ile çiftliği yeniden yapılaşma yılı olacak gibi.. Bu kampı, bana sürekli yardım eden ve destek olan arkadaşlarım Karine Yannick ve Kiko' nun sayesinde gerçekleştiriyor olacağız .
    Onlara Çok minnetarım.

    Ekoyapı ve Dizay kampımız işte bu bağlamda yer alacak.
    Sizleri iyi misafir etmek için elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız fakat çiftliğin mali durumunun hala çok dengesiz olmasından dolayı basit konaklama koşullarını hoşgörü ve anlayışla karşılayacağınızı umut ediyorum...

    Çiftlik “yeniden doğum” yolunda ve bu hepimizin sayesinde. Zaman geçtikçe, çiftliğin daha çok gelişeceğine, zenginleşeceğine ve olması gerektiği gibi; “paylaşmaya ve sevgi 'ye sunulmuş bir yer” olacağına inancım tam.

    Yunus Emre'nin söylediği gibi... Sevelim Sevilelim...

    Om şanti

    Isabelle
    Yunus Emre çiftliğinin kurucusu
    Satyananda yoga eğitmeni.