• SAT CHANDI MAHA YAJNA'ya BİR DAVET - Swami Satyasangananda -

     

     

    Swami Satyasangananda Saraswati -Gurusu Paramahamsa Satyananda Saraswati’nin ruhsal halefi olarak- kadim yoga öğretilerine göre ekolojinin ne olduğunu ve çalkantılı modern dünyamızda bunun ne ölçüde yararlı olabileceğini, SAT ÇANDI MAHAYAJNA’ya davet şeklinde tanımlamakta ve açıklamaktadır.

     

    Sat Çandi Mahayajna, Rikhia Peeth’de (Swami Satyananda Saraswati’nin yaşadığı yer) yapılan, kutsal ateş (havan), sunular (daan) ve kutsal seslerin tekrarlanması (mantralar) yoluyla Doğaya sevgi ve saygı gösterilen bir kutlamadır

    ----------------------------------------------------------------------------------------------

     

              BİR DAVET – Swami Satyasangananda Saraswati

     

              SAT ÇANDI MAHAYAJNA

     

              Doğa’ya adanma başlangıçtan beri vardır. Ezelden beri tüm kültür ve medeniyetler doğaya itaat etmiştir. Doğa yalnızca çevremizde gördüğümüz ağaçlar, akarsular, dağlar, okyanuslar, gökyüzü, bitkiler ve hayvanlar değildir, Doğa kozmiktir. Bu anlamda, tüm çevremizde gözleyebildiğimiz görkemi ile tezahür etmiş doğanın yanı sıra tezahür etmemiş bir Doğa da vardır. 

              Tüm varoluşun kaynağı olan tohum, işte bu tezahür etmemiş Doğadır. Bundan dolayı; Doğa’nın bize karşı cömert olması ve lütfunu üzerimize yağdırması için önünde eğilip ona adandığımızda, bu tohum ya da kaynağı uyandırmamız gerekir.

      

    İLK BAHAR 2011 - SAT ÇANDİ MAHAYAJNA - BİR DAVET

      

              Günümüzde, gezegenin varlığını sürdürmesi için ekolojik dengenin taşıdığı önem ve ekoloji hakkında çokça konuşuluyor. Endüstriyel gelişmeden kaynaklanan gaz emisyonlarının önlenmesi, petrol ürünlerinin kullanımının azaltılması ve daha fazla ağaçlandırma yapılması konularında konuşuyoruz. Elbette bunlar doğru yönde önemli adımlardır ancak yeterli değildir.

              İnsan ırkının çılgınlığının yol açtığı hasarı onarmak amacıyla; ezelden beri var olan saf haliyle Doğa’nın özüne dönmeli, onun ihsanını ve lütfunu uyandırmalıyız. Bizi kurtaracak tek güç budur, zira Doğa kendi kendini onarma, gençleştirme ve canlandırma gücüne sahiptir. İnsan, cehaleti ve bencilliğiyle, kendisinin Doğa’dan daha güçlü olduğunu düşünmeye başladıysa da, Doğa’nın insan anlayış ve kontrolünün ötesinde pek çok yönü vardır. Tek bir tsunami ya da sadece bir deprem milyonları yok edebilmektedir ve böyle bir felaket karşısında insanın yapabildiği sadece şaşırıp kalmaktır.

              Dış ekolojinin yanı sıra bir de insanın içsel ekolojisi, düzenlenmesi gereken kendi bireysel doğası bulunmaktadır. Düşüncelerin, duyguların, hislerin, hayallerin, hırsların, tutkuların, korkuların, nevrozların, psikozların, depresyonların, yanılgıların ve kaygıların  ölçüsüzce büyümesi insanı alt etmekte ve özel alanı olan içsel doğasının nihayetinde kamusal alana taşmasına yol açmaktadır.

    Bunun sonucunda çoğu kez; huzurlu, sakin, iyi huylu olarak bilinen bir kişinin ansızın acımasız bir deliye dönüşüp köydeki herkesi öldürmesi türünden saldırganlık ve şiddet dolu davranışlar göstermesine tanık olmaktayız. Dışarıdan her şey tümüyle normal göründüğünden, içeride nelerin kaynadığı hiç kimse tarafından tahmin edilememektedir.

              İnsan kozmik Doğa’nın elementlerinden oluşmaktadır. Satva, rajas ve tamas’tan oluşan guna’lar insanın varoluşuna nüfuz etmiştir. Düşündüğü, konuştuğu ve yaptığı her şey, kozmik Doğa’nın ona bahşettiği temel elementlerin hakimiyetindedir. Kişi, anne ve babasının birleşmesi yoluyla doğmuştur ama onu oluşturan esas malzeme, kozmik ebeveyni Şiva ve Şakti’den miras kalmıştır.

              Bireysel ve evrensel düzlemde; kalp, kafa ve ellerin fiillerini dengeleyip, tezahür etmiş ve etmemiş alemin tüm seviyelerinde uyum yaratmak için uygulanacak en etkin yöntem, en sade şekliyle Doğa’ya adanmadır. İnsanlığın aşamalı evrimi için çalışmış olan atalarımızın salık verdiği budur.

              Yajna geleneği işte böyle gelişmiştir. Swami Satyananda “Yajna’lar insan bilincinin uyanışını müjdeler. Ateşi keşfettiğinde insanın farkındalığı bir kuantum sıçraması yaptı. Ateş bundan önce de vardı, fakat insan farkında değildi, aynen bugün hayvanların ateşin ve kullanımının farkında olmayışı gibi. İnsan tahılı ve ateşi keşfettiğinde, evrimi başladı, o andan itibaren de asla dönüp geriye bakmadı.” demiştir.

      

     

    İLK BAHAR 2011 - SAT ÇANDİ MAHAYAJNA - BİR DAVET

     

     

      

      

              Ateş, insan bilincini milyonlarca yıl önce uyandırmış ve onu bugünkü farkındalık düzeyine taşımıştır. İnsan, farkındalığını daha da ulvi zirvelere ulaştıracaksa, yine bir kez daha ateşten yardım almak zorundadır. Veda’lar ateşi, çığır açan ve yolu aydınlatan öncü olarak belirtmiştir. Tarih öncesine uzanan kadim tantra felsefesi de, kozmik Doğa’ya adanmada en etkin olanın ilksel ateş elementi olduğunu göstermektedir.

              Büyük planlayıcı, denetleyici, baş yetkili, tezahür etmiş ve etmemiş yaratılışın tamamının yöneticisi Doğa; doğuran, yaşamı devam ettiren, bakan, besleyen ve nihayetinde onu, yepyeni bir doğumu beklemek üzere, şefkatle geldiği yere geri gönderen anadır. Bu yüzden tantrada Doğa daima üç dünyayı ve hatta ötesini yöneten nihai tanrıça, Tripura Sundari olarak kabul edilmektedir. Tantra’nın tek tek her şeyi sembolleştiren benzersiz yolu, Doğa’ya Devi statüsü vermektedir; zira yaratmak dişinin alanıdır. Doğa’yı hoş tutup cömertliğini uyandırarak sonsuz lütfunu üstümüze yağdırmasını istiyorsak, arzulanan sonucu getirecek Devi’ye sevgi ve saygı gösterilmelidir .

              Aklında bu hedef ve dudaklarında barış, bolluk ve refah sankalpa’sı ile Swami Satyananda, 1995 yılında Rikhiapeeth’de insanlığın evrensel yararına Sat Çandi Mahayajna geleneğini başlatmıştır. Kozmik Ana’ya adanmaya vakfedilmiş olan bu tantrik yajna, Rikhiapeeth’de Varanasi’nin alim üstadları tarafından Sri Swamiji’nin huzurunda on beş yıl sürdürülmüştür. Bu yajna, insanlığın üzüntü ve ızdırabını yenerek yaşamda denge ve uyumu yeniden kurabilmesi için ilahi desteğe kavuşabilmesine yardımcı olan sadhana ve sankalpa’sının bir parçasıydı.

     

    -------------------------------------------------------------------------------------------------

     

    Bu makale, 2010 Aralığında gerçekleşmiş olan bu kutsal etkinliğe herkesi davetle devam etmektedir. Mahayajna’ya gidip, gözlemleyip, katıldığımızda, üzerimizde ve tüm gezegende, tüm evrende oluşan etkisinin farkında olmalıyız.

    Hiçbir sözcük böylesi bir gücü gerçekten ifade edemez. Bunun yaşanması gerekir.

    Yogik ekoloji budur.

     

    -----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

     

    Yazı şu şekilde sonlanıyor:

     

              2009 yılındaki Sat Çandi Mahayajna’da, Mahasamadhi’den önceki son darşan’larından birinde Swami Satyananda şunu söylemiştir:

    “Bu Sat Çandi Mahayajna Rikhiapeeth’de devam edecektir ve beni çağırdığınız takdirde orada olacağım.”

    Jai Gurudev ki – Jai Mata di

      

      

      

    İLK BAHAR 2011 - SAT ÇANDİ MAHAYAJNA - BİR DAVET

     

    ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

     

    Bize böyle bir ayrıcalık sunduğun için teşekkürler Paramahamsaji.

     

    Böylesi kavramları net bir şekilde açıkladığın için teşekkürler Swami Satyasangananda.

     

    Om shanti

      

    Copyright Yoga Magazine, Yayım 8 – Eylül 2010 –YIL 9 Sivananda Math.
    tarafından yayımlanmış

     

    ***************************************************************************************

    Mahasamadhi : Bir yogi’nin bedeni terk etmek için bilinçli kararı. Bedeni terk için verilen bu bilinçli karar yalnızca Tanrı ile birliğe ulaşmış bir yogi tarafından gerçekleştirilebilir.

    Maha Yajna: Pandit’lerin (Hindu rahipler) gerçekleştirdiği tantrik bir kutlama; kutsal ateş (havan), sunu (daan), kutsal seslerin tekrarı (mantralar) yoluyla Kozmik Doğa çağrılıp, sevgi ve saygı gösterilir.


    Darşan: “Uğurlu bakış” olarak tanımlanabilir. Üstat – Guru – ya da Tanrısal varlık, adanmışlarına ya da öğrencilerine bakışını sunar. Darşan da farklı bilinç düzeylerinde gerçekleşen çok güçlü bir deneyimdir.

     

    ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------

     


    Tags Tags : , , , ,